Muhammet ile yoldaşları tarafından eLLahın kendisi (nefsi), tıpkı yaşayanların ki gibi gereksinimli, biyolojik varlık olarak kurgulanmıştır ulayu (ve) eLLah ölümlüdür çünkü nefs'i vardır. Önen (zaten) muhammetten sonra el-ilah dan haber getiren hiç kimse olmadı. muhammetin aşıladığı arap töresi, arap olmayanların (Acem) çoğunu (Berberiler, Afgan, Pakistan, Bangladeş) yiyip tüketti. tüketemediği ekinçleri ise pazar yaptı.
eLLah arap töresi ile sarmaladığı islam dinini, arap dilbilgisi ile dikta ederken, nefs sözcüğünde, musayı yeğ tutmasını ''kendim için seni yetiştirdim'' (ta ha 41) deyişinin altında, her yalnıkta (insan) olan nefs gibi, eLLahın'da temel gereksinmeleri olduğu anlaşılmaktadır.
Ta ha 41-42
astana'tu-ke li nefsi; izheb ente ve ehü-ke bi ayati
yetiştirdim seni nefsim için; gidin sen(musa)ve kardeşin ayetler ile
ölüm sadece yaşayan nefisler içindir islama göre. el-ilahın nefsi ile yalnık (insan) nefsinin sözcük anlamı aynıdır. nefs'lerin biyolojik yaşayan olmaları, onların ölümlerini kaçınılmaz yapmaktadır.
Al-i imran 185
küllü nefsin zâikatu el mevti ve innemâ tuveffevne ücureküm...
her nefs tadıcıdır ölümü ve kuşkusuz ödenir ücretiniz...
kusursuz tanrı, nefs taşıyor olması dolayısıyla ölümlüdür, bu da kusur demektir el-ilah için. ''nefs''in Türkçesine 'kendi'' anlamı veren diyanet gibi çevirmenler, gerçeğin bizler tarafından anlaşılıp değerlendirilmesini istememektedirler. inak (dogma)'dan sıyrılıp bakanlar, nefs sözcüğüyle al-i imran 185. ayetinin kapsadığı ölümlü olmak deyişinin, ellahı da içine almakta olduğunu bilebilirler.
0 yorum:
Yorum Gönder